Döviz Kurları
USD -
EUR -
GBP -

'Meme kanserinde genç hastaların sıklığı artıyor'

Okunma: 2

Ankara’da Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Münevver Moran, Türkiye'de her 8 kadından 1'inin meme kanserine yakalanacağını söyleyerek, "Dikkat çeken gelişme yaş olarak genç hastaların sıklığının artmasıdır" dedi.

Liv Hospital Ankara Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Münevver Moran, meme kanserinin giderek endüstrileşen dünya toplumlarında önemli bir sağlık sorunu olarak haline geldiğini söyledi. Prof. Dr. Moran, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre dünyadaki ölüm nedenlerinin yüzde 13'ünün kanser ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar nedeni ile oluştuğunu belirtti. Meme kanserinin meme dokusunda gelişen anormal olarak tanımlanabilecek hücrelerin hızlı anarşistik bir şekilde büyümesi olarak tanımlanabildiğini ifade eden Prof. Dr. Moran, "Toplumun yarısını oluşturan kadınlar düşünüldüğünde en sık görülen kanser türü meme kanseridir. Veriler değerlendirildiğinde hastalığın boyutu çok korkutucudur. Şöyle ki, ülkemizdeki her 8 kadından biri meme kanserine yakalanacaktır. Hastaların yüzde 75’i menopoz sonrası kadınlarken yüzde 25'i genç doğurganlık çağındaki kadınlardan oluşmaktadır. Giderek dikkat çeken gelişme yaş olarak genç hastaların sıklığının artmasıdır" diye konuştu.

'EN ÖNEMLİ UNSUR KADINLIK HORMONU'

Prof. Dr. Moran, meme kanserinde, risk faktörler açısından en önemli unsurun kadın olmak ve kadınlık hormonu olan östrojen olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Değiştirilemeyen risk faktörleri ise, yaş, kadın cinsiyet, beyaz ırk, genetik ve ailesel faktörler, kişisel meme veya başka organ kanseri öyküsü, memelerde kanser öncüsü hastalıklar, erken adet görme- geç menopoz, doğurmamış veya çok geç yaşta doğurmuş olmak, hormon tedavileri, obezite-düşük fiziksel aktivite, yüksek sosyoekonomik seviyedir. Bütün bu değerlendirmelere rağmen meme kanserlerinde yüzde 5 fazlasında bu risk faktörlerine rastlanmamaktadır. Meme kanserinin bulguları ise, memede kitle ya da sertlik hissedilmesidir. Ayrıca, memede anormal çekinti ya da gamzelenme, meme başında çekinti olması, meme derisinde değişiklikler, meme başından anormal akıntı varlığı, memelerde yeni gelişen asimetri, koltuk altında kitle hissedilmesidir."

ERKEN TANIDA YAPILMASI GEREKENLER

Prof. Dr. Moran, meme kanserinin erken tanısı için yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

"Meme kanseri risk azaltıcı önlemler, yaşam değişikliklerinin gerçekleştirilmesi, yakın takip, bazı hastalıklarda ilaçla önleme ve çok yüksek risk grubundaki hastalarda riski azaltmak için meme ve yumurtalıkların çıkarılması sayılabilir. Ailesinde erken yaşta kanser gelişimi olan veya birden fazla meme kanseri saptanmış bireylerin özellikle risk danışmanlığı alması gereklidir."

'GEREKLİ TARAMALARI İHMAL ETMEMEK GEREKİR'

Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser olmasından dolayı dünyada üzerinde en çok çalışılan kanser türlerinden olduğunu belirten Prof. Dr. Moran, "Bu nedenle her geçen gün tedavi ile ilgili değişiklikler olmakta, yaşam kalitesi ve süresi ile ilgili gelişmeler sağlanmaktadır. Daha önceleri meme kanseri olan her kadının memesi alınmak zorunda kalınırken şu anda pek çok hastada memeyi korumak yaşam riski oluşturmadan sağlanabilir. Hastaların genel yaşam tarzlarına göre bireyselleşmiş tedaviler, meme estetiği ile onkoplastik cerrahi uygulamaları yapılabilmektedir. Farkında olmak gerekli olan yaşam değişiklikleri için özen göstermeyi ve erken tanı için gerekli taramaları ihmal etmemeyi gerektirir. Korkarak yola çıkmak yerine doğru adımları zamanında atmak sürecin çok daha yüz güldürücü olacağının göstergesidir" dedi.

DHA

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. (*) ile işaretlenmiş tüm alanlar zorunludur.

captcha Yenile